Modern Flört Terimleri ve Anlamları: Benching’den Situationship’e

Girdi No. 032 ·

On dokuz yirmi yaşlarında üniversite öğrencileri bir akşam, yaşanmışlığı belli bir yurt ortak salonunda çökmüş bir kanepeye ve yere doluşmuş; üzerlerinde kapüşonlu sweatshirt, kot ve spor ayakkabı var. Genç bir adam telefonundan bir şeyi yüksek sesle okuyor, ekran kendisine dönük; diğerleri gülüp bunun ne anlama geldiğini tartışıyor. Genç bir kadın koyu gül pembesi bir yastığı göğsüne bastırmış gülümsüyor; arkada sade, çıplak bir duvarda bir dizi peri ışığı asılı.

Yazan: IF Ekibi

Modern flört terimleri, telefonların ve flört uygulamalarının yaygınlaştırdığı davranışlar için kullanılan kestirme ifadelerdir. En sık karşılaşacakların şunlar: ghosting (tek kelime etmeden ortadan kaybolmak), breadcrumbing (arkasında hiçbir plan olmayan küçük ilgi kırıntıları), benching (birini yedekte tutmak), orbiting (sessizliğe gömülüp yine de hikayelerini izlemek) ve situationship (kimsenin adını koymadığı romantik bir şey). Neredeyse hepsi aynı yeri anlatır: arada kalmışlığı, yani birinin ne tam içeride ne tam dışarıda olduğu durumu. Aşağıda her terimi sade bir dille, adlandırdığı duruma göre grupladık; başına geliyorsa ne yapabileceğini de anlattık.

Gece yarısı başına gelen şeyin bir adı var mı diye bir kelimeyi araştırdıysan, abartmıyorsun ve bunu yaşayan tek kişi kesinlikle sen değilsin. Bir isim işe yarar. Belirsiz, içine attığın bir huzursuzluğu — acaba hayal mi görüyorum? — başkalarının da tanıdığı bir örüntüye dönüştürür. Ama isim bir başlangıç noktasıdır, hüküm değil; bu kelimelerin yapabileceği en faydalı şey, bundan sonra ne istediğine karar vermene yardım etmektir.

Bu kelimelerin çoğu, biri bir şeyi açıkça söylemediği için var. Bekar ya da ilişkide, herkes için yaptığımız flört uygulaması IF ise tam tersi şekilde işler: ne hissettiğini olduğu gibi söylersin ve ikinizden biri başka biriyleyse, bu his mühürlü bir IF’in içinde, ikiniz de bekar olana kadar bekler.

Modern flörtte neden bu kadar çok yeni kelime var

Bu terimlerin çoğu, ucuzlamış eski bir davranışı anlatır. Birinin ilgisini canlı tutmak eskiden telefon görüşmeleri ve birlikte geçen akşamlar gerektirirdi; şimdi bir hikayeye kalp bırakmak yetiyor. Ortadan kaybolmak eskiden birinden barda kaçmak demekti; şimdi bir uygulamayı açmamak demek. İletişimde kalmak neredeyse hiçbir şeye mal olmayınca, insanları çok uzun süre askıda tutmak kolaylaşıyor.

Bolluğun da payı var. Online flört üzerine 2020’de yapılan bir dizi deneyde psikologlar Tila Pronk ve Jaap Denissen, art arda potansiyel partner gösterilen kişilerin ilerledikçe giderek daha reddedici olduğunu buldu: evet deme ihtimali ilk seçenekten sonuncuya yaklaşık %27 düşüyordu. Her zaman başka biri varmış gibi görününce, seçenekleri açık tutmak mantıklı gelmeye başlar. Aşağıdaki kelimelerin çoğu, bunun karşı taraftan nasıl hissettirdiğine bir isim verir.

Sessizce kaybolmak: ghosting, zombieing ve orbiting

İlk terim grubu, bir türlü tam olarak gelmeyen bitişlerle ilgili.

  • Ghosting: bir şeyi ortadan kaybolarak bitirmek. Cevap yok, veda yok, açıklama yok — bir gün mesajlar öylece kesilir.
  • Slow fade (yavaş yavaş sönme): taksit taksit ghosting. Cevaplar kısalır ve seyrekleşir, planlar belirsizleşir; sonunda konuşma bir karar yüzünden değil, ihmalden ölür.
  • Zombieing ya da submarining: seni ghost’layan birinin haftalar ya da aylar sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden ortaya çıkması; genellikle bir “naber yabancı” ya da hikayelerinden birine verilen bir cevapla.

Orbiting nedir?

Orbiting, birinin seninle konuşmayı bırakıp dijital hayatında kalmaya devam etmesidir. Artık mesajlarına cevap vermez ama her hikayeni izler, arada bir fotoğrafını beğenir ve seni takip etmeyi sürdürür. Görülecek kadar yakın, asla cevap vermeyecek kadar uzaktır. Özellikle bunu yapan bir eski sevgiliyse, buna bazen haunting (peşini bırakmamak) da denir.

Orbiting kafa karıştırıcıdır, çünkü ilgi gibi görünür. Çoğu zaman ise alışkanlık, merak ya da bedavaya bir kapıyı aralık bırakma isteğidir. Bunu çözmek zorunda değilsin. İzlenmek seni rahatsız ediyorsa, o kişiyi haber vermeden sessize alabilir, kısıtlayabilir ya da takipçilerinden çıkarabilirsin. Kimseye seyirci borçlu değilsin ve engellemek her zaman senin kararın.

Askıda bırakılmak: breadcrumbing, benching ve cushioning

Bu terimler, ortadan kaybolmaktan daha zor fark edilen bir şeyi anlatır: kalan ama bir türlü tam olarak gelmeyen birini.

Breadcrumbing nedir?

Breadcrumbing, birine gerçekten devamını getirmeye niyet etmeden, ilgisini canlı tutmaya yetecek kadar ilgi göstermektir. Kırıntılar küçük ve düzensizdir: bir haftalık sessizliğin ardından gelen flörtöz bir mesaj, hiçbir zaman buluşmaya dönüşmeyen bir “yakında bir şeyler içelim”, gece 11’de gelen ve hiçbir yere varmayan bir beğeni. Her biri bir işaret gibi gelir. Hepsi bir araya gelince, kendi etrafında dönen bir iz oluşturur.

İşe yarar, çünkü belirsizlik insanı çeker. İyi bilinen bir deneyde birinin kendilerinden ne kadar hoşlandığından emin olmayan katılımcılar, o kişiye, kendilerinden çok hoşlanıldığı söylenen katılımcılardan daha fazla ilgi duydu. Araştırmacıların açıklaması: bilmemek, akıllarını o kişide tuttu. Kırıntılar seni tahmin yürütmeye iter, tahmin yürütmek de seni oltada tutar.

Ne yapmalı: somut tek bir şey iste. “Seni görmeyi çok isterim — perşembe müsait misin?” İlgilenen biri, iki hafta sonrası da olsa bir zaman bulur. Breadcrumbing yapan biri ise sıcak ama belirsiz kalır. Verdiği cevap, senin cevabındır.

Benching nedir?

Benching, birini yedek kulübesindeki bir oyuncu gibi yedekte tutmaktır. Bunu yapan kişi senden, seni el altında tutacak kadar hoşlanır — düzenli mesajlar, arada bir buluşma — ama seni seçecek kadar değil; çoğu zaman da daha iyi birinin çıkmasını umduğu için. Breadcrumbing davranışı tarif ederken, benching senin konumunu tarif eder: sen B planısın.

Araştırmacılar bunu daha yumuşak bir adla inceler. Bu kişilere back burner (ocağın arka gözü) derler: iletişimde kaldığın, bir gün isteyebileceğin ama kendini bağlamadığın biri. İnsanların back burner’larını mesajlar ve sosyal medya ile nasıl sıcak tuttuğuna dair bir çalışmada ciddi bir ilişkisi olanlar, bekarlar kadar back burner’ı olduğunu bildirdi. Birini “bir gün” istemek, partnerin olsun ya da olmasın, yaygın ve son derece insani. Benching’i acıtan şey o belirsiz ilgi damlasıdır ve bu damla senin değerinden çok karşındakinin ihtiyatlı davranışını anlatır. Back burner’ın dürüst hali, bir IF’teki tek, açık bir cümledir; o da ancak ikiniz de bekar olduğunuzda açılır.

Ele veren işaret, ilerleme olmadan süren istikrardır. Aylar geçer, iletişim hoş kalır ve hiçbir şey ileriye gitmez. Daha fazlasını istiyorsan bunu bir kez, açıkça söyle ve neyin değiştiğine bak.

Benching’in iki yakın akrabası:

  • Cushioning: bir ilişkideyken, biterse yumuşak bir iniş olsun diye kenarda birkaç kişiyi sıcak tutmak. İlişkinin içinden yapılan benching’dir bu. Kendini burada tanıyorsan, bunun ardındaki duygular utanılacak bir şey değil. Dürüst adım, bu damla damla ilgiyi kesmektir; tek bir duygu gerçekse, onu bir IF’te bir kez söyleyebilirsin: ikinizden biri ilişkideyken IF’te hiçbir konuşma açılamaz, bu yüzden IF ikiniz de bekar olana kadar mühürlü kalır ve saklanacak hiçbir yanı yoktur.
  • Pocketing ya da stashing: gizlice flört edilmek. Seni arkadaşlarından, ailesinden ve sosyal medyasından uzak tutar; aylar geçer ve onun için önemli olan hiç kimseyle tanışmamışsındır.

Tanımsız orta alan: situationship, konuşma aşaması ve soft launch

Bazı terimler bir davranışı değil, bir aşamayı anlatır: biriyle tanışmakla birbiriniz için ne olduğunuzu bilmek arasındaki dönemi.

  • Situationship: kimsenin adını koymadığı, çoğu zaman fiziksel de olan romantik bir şey. Bir ilişkinin alışkanlıklarına sahiptir ama üzerinde anlaşılmamıştır. Adını koymak ya da çıkmak istiyorsan, bir situationship’ten nasıl çıkılır yazımız ikisini de adım adım anlatıyor.
  • Konuşma aşaması: gerçekten çıkmaya başlamadan önceki tanışma evresi — mesajlar, aramalar, arada bir buluşma, etiket yok. Birkaç hafta için faydalıdır. Aylar plansız geçince oyalanmaya dönüşür.
  • DTR: “define the relationship”, yani “ilişkiyi tanımlamak” ifadesinin kısaltması; ne olduğunuz konusunda anlaştığınız konuşma. Yukarıdaki iki durumdan da doğal çıkış yoludur.
  • Exclusive (sadece birbirimiz): yalnızca birbirinizle görüşmekte anlaşmak. Birçok kişi bunu sevgili ya da partner olmadan önceki bir adım olarak görür, o yüzden ikinizin de aynı şeyi kastettiğinden emin ol; uygulamaları ne zaman silip “sadece biz” konuşmasını yapmalı yazımız bu konuşmayı ele alıyor.
  • Cuffing season: insanların kış için çift olduğu ve bahara doğru dağıldığı söylenen soğuk aylar. Bir kış aşkı da diğerleri kadar gerçek olabilir; asıl soru, havalar ısındığında ikinizin de hâlâ bunu isteyip istemediği.
  • Soft launch: kişiyi göstermeden sosyal medyada yeni bir ilişkinin ipucunu vermek — masanın karşısından uzanan bir el, iki kadeh şarap. Hard launch ise tam duyurudur: yüz kadrajda, isim etiketli.

Göründüğü gibi olmayan ilgi: love bombing’den gaslighting’e

Her terim ilgi eksikliğini anlatmaz. Bazıları ilginin fazlasını ya da sahte bir şeyin üzerine kurulmuş ilgiyi anlatır.

  • Love bombing: daha en başta bunaltıcı bir sevgi seli — durmadan mesajlar, gösterişli iltifatlar, ikinci buluşmada “sonsuza dek” konuşmaları. Bazen sadece heyecandır. Bazen de hızla bağımlılık yaratmanın bir yoludur. Küçük bir sınır koyduğunda ne olduğuna dikkat et.
  • Future faking: hiçbirini gerçekleştirmeye niyet etmeden canlı bir ortak gelecek tablosu çizmek — gelecek yazki tatil, ailesiyle tanışmak. Asıl amaç planların kendisidir.
  • Catfishing: internette ödünç fotoğraflar ve uydurma bir hayatla başka biri gibi davranmak. Buluşmamak için hep bir bahanesi olan bir eşleşme, ikinci bir bakışı hak eder. IF’te isteğe bağlı selfie doğrulama rozeti, fotoğraf moderasyonu ve her profildeki Şikayet et ve Engelle seçenekleri yardımcı olur; rehberimiz de biri sana catfishing yapıyor mu, nasıl anlarsın gösteriyor.
  • Kittenfishing: daha masum kuzeni. Kişi gerçektir ama profildeki versiyonu tam olarak öyle değildir — on yıl önceki fotoğraflar, birkaç santim eklenmiş boy.
  • Gaslighting: kendi hafızandan, algından ya da yargından şüphe etmene yol açan bir davranış örüntüsü (“öyle bir şey olmadı”, “fazla hassassın”). Bu bir flört tuhaflığı değildir ve onu mazur göstermek sana düşmez.

Love bombing ve gaslighting’i içeriden görmek zor olabilir. Birinin davranışları seni küçük hissettiriyor ya da kendi aklından şüphe ettiriyorsa, güvendiğin biriyle konuş.

Duygular ve sınırları: limerence, mikro aldatma ve ick

Birkaç terim aranızda değil, senin içinde olanı ve bir duygunun nerede sınırı aşmaya başladığını anlatır.

  • Limerence: birine karşı istemsiz, insanı tamamen saran bir özlem; karşı tarafın da aynı şeyi hissedip hissetmediğine dair belirsizlikle beslenir. Günlerini istila ediyorsa, biriyle konuşmak iyi gelebilir; limerence nedir ve nasıl biter yazımızda anlatıyoruz.
  • Mikro aldatma: ihanet boyutuna varmadan bir çiftin güvenini aşındıran küçük gizlilikler — sileceğin mesajlar, nerede olduğuna dair küçük yalanlar, partnerinden saklayacağın flörtleşmeler. Başka birine karşı bir şey hissetmek mikro aldatma değildir; zarar veren saklamak ve yalan söylemektir. Telefonunda IF olması da mikro aldatma değildir, ne hissettiğini bir IF’te söylemek de: IF mühürlüdür, gizli değil ve ikinizden biri başka biriyleyken aranızda hiçbir şey açılamaz. Duygusal aldatmanın nerede başladığını da ayrı bir yazıda ele alıyoruz.
  • Ick: küçük bir şeyin tetiklediği ani, çoğu zaman mantıksız bir soğuma — otobüse yetişmek için koşuşu, belli bir gülüşü. Bazen bir bilgidir. Bazen de kılık değiştirmiş bir tedirginlik.
  • Delulu: delusional (hayalperest) kelimesinin kısaltması; hoşlandığın biriyle ilgili umutların kanıtların önüne geçtiğinde kendin için sevecen bir şekilde kullanılır. Yine de umut etmek saflık değil: o kişi başkasıylaysa, bir IF o umudu tek bir dürüst cümleye dönüştürür; mühürlüdür ve ikiniz de bekar olana kadar hiçbir konuşma mümkün değildir.

Profillerde göreceğin flört argosu

Bazı argo ifadeler daha çok biyografilerde ve grup sohbetlerinde yaşar; daha kimse merhaba demeden onlarla karşılaşırsın.

  • LTR, STR ve FWB: uzun süreli ilişki, kısa süreli ilişki ve friends with benefits, yani sevgili olmadan birlikte olan arkadaşlar. Harfler ne olursa olsun, biri sana ne istediğini söylüyor ve onu söylediği gibi ciddiye almaya değer.
  • Red flag, green flag, beige flag: bir uyarı işareti, iyi bir işaret ve ikisi de olmayan bir tuhaflık — sadece biraz sıkıcı ya da garip derecede spesifik.
  • Rizz: çekicilik, özellikle flört etme yeteneği. Charisma (karizma) kelimesinden gelir.
  • Hardballing: baştan ne istediğini net söylemek — bir ilişki, çocuk, ciddi olmayan bir şey — ki kimse kimsenin vaktini boşa harcamasın. IF’te profilindeki “Aradığın” alanı büyük soruyu daha ilk mesajdan önce yanıtlar; ücretli planlarda tercihlerini İhtiyaçlar ve İstekler olarak ayırabilirsin, böylece senin için en önemli olan şey kimi önce göreceğini belirler.
  • Intentional dating (bilinçli flört): amaçlı flört etmek — ne istediğini bilmek, bunu erkenden söylemek ve ilgini çok kişiye değil birkaç kişiye vermek. Rehberimiz bilinçli flörtün nasıl yapıldığını ve yavaş flörtün işe yarayıp yaramadığını anlatıyor.

Örüntüye ad koy, sonra karar ver

Yukarıdaki her terim bir boşluğu anlatır: birinin söyledikleriyle yaptıkları arasında ya da sahip olduğunla istediğin arasında. Kelime bu boşluğu görmene yardım eder ama karşındaki kişinin teşhisi değildir; o kişi belki sadece emin değildir, bunalmıştır ya da bitirmeyi beceremiyordur.

  1. Kişiye değil, örüntüye ad koy. “Bu breadcrumbing gibi geliyor” faydalı bir düşüncedir. “Sen bir breadcrumber’sın” ise konuşmayı bitiren bir suçlamadır.
  2. Bir kez, açıkça sor. Tek bir net soru — “Biz ne yapıyoruz?” — seni bir ay boyunca mesaj analiz etmekten daha ileri götürür.
  3. Davranışa inan. Sözler evet, davranışlar pek değil diyorsa, davranışlara güven.
  4. Kendi duygularını da açıkça söyle: arada kalmışlığın kontrol edebileceğin tek kısmı netliktir. İkinizden biri başka biriyleyse, doğru zaman ne kadar gecikirse geciksin, IF bunu şimdi söylemene imkân verir.
  5. Sormadan önce ne istediğini bil. Ne aradığını bildiğinde arada kalmışlıktan çıkmak daha kolaydır.
  6. Kendi şartlarınla ayrıl. Sana ihtiyacın olanı vermeyen bir şeyden çıkmak için kimsenin iznine ihtiyacın yok.

IF bu resmin neresinde

IF, bu terimlerin çoğunun kaçındığı o sade cümlenin etrafında kurduğumuz flört uygulaması: zamanlama ne olursa olsun, ne hissettiğini söyleyebilmelisin.

İki bekar kişi onu herhangi bir flört uygulaması gibi kullanır: kabul edilen bir Like sohbet açar. Durumun bekar ya da ilişkide olabilir ve bunu kendin belirtirsin — “karışık” diye bir seçenek yok — ve IF ikisi için de var: hangisi olursan ol, ne hissettiğini söyleyebilirsin. İkinizden biri başka biriyleyse eşleşme ya da sohbet açılamaz, ama bir IF gönderebilirsin: 250 karaktere kadar özel, mühürlü bir mesaj; karşındaki kişi önce silmeyi seçmezse, ancak ikiniz de bekar olduğunuzda açılır. Ayrıntılar IF nasıl çalışır yazımızda.

Bir IF, kırıntının tam tersidir: kendi etrafında dönen küçük sinyallerden oluşan bir iz değil, bugün ondan hiçbir şey istemeyen tek ve net bir cümle. Birine yüz yüze söylemenin riskleri vardır, özellikle ikinizden biri başka biriyleyse. Bir IF göndermek senin için daha iyi olabilir; böylece zamanlama bir gün denk gelirse, ne zamandır böyle hissettiğini göstermek için zaten oradasındır. Ona bir IF’in beklediği söylenebilir, ama IF açılana kadar onu kimin gönderdiği ya da ne yazdığı asla söylenmez; yine de insanlar bazen bağlamdan tahmin edebilir. İlk IF’in ücretsiz.

Biraz duygusal cesaret ister ve asıl mesele de bu: bir kez söyle, o beklerken hayatına devam et; belki de seni en başından beri olman gereken yere götürür.

Sık sorulan sorular

Breadcrumbing ile benching arasındaki fark nedir?

Breadcrumbing davranıştır: hiçbir yere varmayan küçük, düzensiz ilgi parçaları. Benching ise konumdur: biri daha iyi bir seçenek ararken yedekte tutulmak. Çoğu zaman birlikte görülürler, çünkü insanlar birini yedek kulübesinde kırıntılarla tutar.

Orbiting ghosting ile aynı mı?

Hayır. Ghosting yapan biri tamamen kaybolur. Orbiting yapan biri ise seninle konuşmayı bırakır ama izlemeye devam eder — hikayelerine bakar, arada bir paylaşımını beğenir. Orbiting çoğu zaman bir ghosting’in ardından gelir; bu kadar kafa karıştırıcı hissettirmesinin bir nedeni de bu.

Breadcrumbing mi, yoksa sadece çok mu meşgul?

İlgilenen meşgul insanlar, buluşma haftalar sonra bile olsa somut plan yapar. Breadcrumbing ise belirsiz kalır. Somut bir zaman istediğinde birden fazla kez tarihsiz bir sıcaklıkla karşılaşıyorsan, cevabını almışsın demektir.

Situationship ile konuşma aşaması aynı mı?

Tam olarak değil. Konuşma aşaması flörtten önce gelir ve kısa sürmesi beklenir. Situationship genellikle sonra gelir: zaten görüşüyorsunuzdur, bazen aylardır, ama kimse bunun ne olduğunu söylememiştir. İkisi de aynı şekilde biter: bir konuşmayla.

“Shoot your shot” ne demek?

Karşılık bulmayabileceğini bile bile birine ondan hoşlandığını söylemek demek. Cesurca bir şey ve bunu yüz yüze yapabilirsin, ama böyle açılmanın riskleri var, özellikle ikinizden biri başka biriyleyse. Mühürlü bir IF bunu aynı açıklıkla söyler ve ancak ikiniz de bekar olduğunuzda açılır; böylece zamanlama bir gün denk gelirse, ondan her zaman ne kadar hoşlandığını göstermek için oradasındır.

Şu an bulunduğun yerin adı ne olursa olsun, ne hissettiğini bir kez, açıkça söyle: kırıntı yok, tahmin yok. Doğru kişi, yanlış zaman mı? IF’te onu bekle.